ÖLÜM KAVRAMI VE ÇOCUKLAR & TRAVMA HABERLERİNİ SUNARKEN MEDYA KURULUŞLARINA ÖNERİLER

ÖLÜM KAVRAMI VE ÇOCUKLAR & TRAVMA HABERLERİNİ SUNARKEN MEDYA KURULUŞLARINA ÖNERİLER

Türkiye’de meydana gelen yıkıcı deprem ne yazık ki çok büyük can kayıplarına yol açmış, derin bir üzüntü yaratmıştır. Deprem ve doğal afet gibi  büyük travmaların yaşandığı bu tür olaylar herkes için son derece sarsıcı olabilmektedir.

Can kayıplarının yaşanmasının ardından çocuklara ölümü bildirmek , anlatmak, yas sürecinde davranışların nasıl olması gerektiği, hangi noktada bir uzmandan yardım alınması noktası son derece önemli.

 Ayrıca , bu tür travmatik haberlerin basına verilmesinde haberlerin içerikleri  büyük önem taşımakta ,medyaya büyük sorumluluklar düşmektedir.

Çalışma ve Sosyal Güvenli Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi ile birlikte, bu zor sürecin çocuklar açısından daha kolay atlatılması ve medya çalışanlarına yönelik bu tür travmatik haberlerin hazırlanıp sunulması noktasında bazı öneriler hazırlamıştır.

ÖLÜM KAVRAMI VE ÇOCUKLAR

ÇOCUĞA ÖLÜM EN DOĞRU ŞEKİLDE NASIL SÖYLENMELİDİR?

Ölen kişinin haberi size ulaştıktan ve olayın şokunu  yetişkin olarak atlattıktan sonra açıklamanız gerekmektedir.

Dikkat edilmesi gerekenler:

Çocuklar ebeveynlerinin duygularını kolayca hissetmektedirler. Bu nedenle en hızlı şekilde çocuklara en doğru ve net bilginin aktarılması gerekmektedir.

Nerede Konuşmalıyız?

Çocuğun kendini en güvende ve en tanıdık hissedeceği yer seçilmelidir.

Dikkat edilmesi gerekenler:

Evin salonu, odası, birlikte en çok zaman geçirdiğiniz veya kendini en rahat ifade ettiği yeri tercih edebilirsiniz.

Ölüm Haberini Kim Vermeli?

Öncelikli olarak çocuğun bakımı ile yakından ilgilenen/bakım veren anne veya babanın vermesi daha uygun olur.

Dikkat Edilmesi Gerekenler:

Ölen kişi çocuğun anne veya babası ise çocuğun verebileceği tepkilere karşı onun duygularını anlayabilecek, açığa çıkacak duyguları yatıştırabilecek, güvendiği bir yetişkin konuşmalıdır.

Nasıl konuşmalıyız?

Ölen bir kişi için 'öldü' demekten çekinmeyin. Ölümü konuşmamız kaybı gerçek kılmakta ve çocuğa veda edebilme fırsatı sunmaktadır.

Dikkat Edilmesi Gerekenler:

Gitti, uyuyor, hastalandı, tatile gitti, Allah yanına aldı gibi ifadeler kullanmayın. Bu ifadeler çocuğun ölen kişinin geri döneceğine inanmasına, uyku problemleri yaşamasına ve ölüm kavramını anlamamasına neden olmaktadır. T ED

 

 

ÖRNEK KONUŞMA

Her insan bir gün doğar ve bir gün ölür.  Öldüğünde bedenini çalışmayı durdurur. Yani nefes alamaz, hissedemez, yemek yiyemeyez ve oyun oynayamaz. Insanlar bir çok sebepten dolayiI ölebilirler. Bu senin için henüz yeni bir kavram olabilir. Bu yüzden bu konuda bana istediğini sorabilirsin. Ne zaman istersen sorularına cevap vereceğim.

Neler Yapmamalıyız?

Yetişkin olarak yaşadığınız yas sürecinden çocuğu uzaklaştırmamaya özen gösterin. Çünkü bu gerçek bir süreçtir. Çocuğu uzaklaştırmanız çocuğun kendi yas sürecine başlamasını ve ölen kişiye veda etmesini engeller. Kendi yas sürecinizde gösterdiğiniz aşırı (feryat, figan vb.) tepkileri çocuğun önünde yaşamamaya özen gösterin.

Dikkat Edilmesi Gerekenler:

Çocuğa ağlama, ağladığını görürse o da üzülür, sen güçlüsün gibi ifadeler kullanmak çocuğun duygularını dışa vurmasını engeller.

Cenazeye Çocuk Götürülür Mü?

Eğer çocuk 7 yaşından küçükse götürülmesi önerilmez. 7 yaşından büyük ise cezaneye gelmeye isteğinin olup olmadığı sorulmalıdır.

CENAZE

 Ölen kişinin anılacağı yer şeklinde tanımlanmalıdır. Ancak daha sonraki süreçlerde mezarlığa çiçek veya resim götürmek isterse bu engellenmemelidir.

Dikkat edilmesi gerekenler:

Mezar kavramı 'o toprağın altında' şeklinde tanımlanmamalıdır.Mezar ölen kişinin çiçek bahçesi olduğu şeklinde tanımlanabilir.

Sonraki Süreç Nasıl Olmalıdır?

Çocuk çoğunlukla sizin tuttuğunuz türde bir yas sürecini örnek alır. Ölümden sonra sizin tepkileriniz, ölüm kavramının çocuk için ne kadar yıkıcı olabileceğini belirleyen önemli bir etkendir.

Dikkat edilmesi gerekenler:

Çocuğa kayıptan önceki yaşantısının aynı şekilde devam edeceği ve güvende olacağı duygusu hissettirildiğinde çocuk kayıp sonrası yas süreciyle sağlıklı biçimde başedebilecektir.

Hangi Durumda Uzman Yardımı Almalıyım?

Uyku bozukluğu,

Yeme bozuluğu,

İdrar ve dışkı kaçırma,

Ağlama nöbetleri,

Yanınızdan ayrılamama durumu,

Çökkün, kırılgan ve kaygılı duygulanım,

Öfke patlamaları,

Huzursuzluk belirtileri,

Sosyal hayatında uyumsuzluk

durumlarında Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine  veya Kıbrıs Türk Psikologlar Derneğine  başvurabilirsiniz.

TRAVMA HABERLERİNİ SUNARKEN MEDYA KURULUŞLARINA ÖNERİLER

Depremde medyanın önemi nedir?

Deprem gibi doğal afet haberlerini almak çocuk ve yetişkin fark etmeksizin duygusal olarak zorlayıcı ve sarsıcıdır. Bu nedenle yapılan haberlerin içeriği, habere erişen bireylerin üzerinde çok ciddi psikolojik etkilere yol açabilmektedir. Bu yüzden bu konuda azami özen gösterilmelidir.

Medya Çalışanlarına Öneriler

  1. Depreme ilişkin haberlerde izleyenleri travmatize edebilecek ayrıntılar verilmemelidir.

 

  1. Hayatını kaybeden ya da yaralılara ilişkin görüntülerin verilmemesi ya da sansürlenmesi gerekmektedir.
  • Görsel materyaller olayları dramatize etmek amacıyla kullanılmamalı ve mümkün olan en düşük düzeyde şiddet içeriğine sahip olmalıdır.Örneğin; yaralanmalar, kanamalar, mağdurların yakın çekimleri ve arama kurtarma anlarının ayrıntılı çekimleri paylaşılmamalıdır.
  • Bu şekilde paylaşılan görsellerden hem deprem mağdurlarını hem de yakınlarını tekrar tekrar travmatize ettiği unutulmamalıdır.

 

  1. Haberin başında olumsuz öğe uyarısı verilmelidir.
  • Eğer haberde olumsuz öğeler varsa haberin başında bununla ilgili uyarı ve uygun olduğu yerde yaş sınırı verilmelidir.

 

  1. Reklamlar travmatik haberler içerisinde kullanılmamalıdır.
  • Deprem gibi doğal afet haberleri bilindiği üzere çok daha fazla okur ve izleyici tarafından takip edilmektedir. Bu yüzden bazı kuruluşlar tarafından bu yüksek izleyici kitlesi bir reklam potansiyeli olarak görülebilmektedir. Etik değerler çerçevesinde, medya çalışanları travmatik yaşam olayları hakkında haber yaparken hiçbir şekilde reklam yapmamalıdır.

 

  1. Yapılacak olan haberin her zaman doğruluğu teyit edilmelidir.
  • Farklı kanallardan gelen herhangi bir bilgi veya görselin gerçekliği kesin kaynaklara dayandırılmadan paylaşılmamalıdır.

 

  1. Medya çalışanları kendi fiziksel ve psikolojik sağlıklarını gözlemlemeli ve kendilerinedikkat etmelidir.
  • Enkaz bölgesinde araştırma yapılırken ve haberleri yazarken medya çalışanları da travmatik öğeye maruz kalmaktadır. Bu süreçte medya çalışanları,özellikle travmatik olaya maruz kalan kişilerle veya yakınlarıyla görüşme yaparken ‘ikincil travma’ dediğimiz durumu deneyimleyebilmektedirler. Bu yüzden, bu çok kıymetli görevi yerine getirirken, çalışanların kendilerini de gözlemlemeleri, gerektiğinde ise psikolojik destek almaları çok önemlidir.

 

Print
Yayınlanma tarihi: Şub 10, 2023,
Haber Kategorisi: Haberler 2022,
Yorumlar: 0,
Etiketler:

«Ağustos 2025»
PztSalÇarPerCumCmtPaz
28
GARDİYANOĞLU: "KALICI, SÜRDÜRÜLEBİLİR VE GÜNÜN KOŞULLARINA CEVAP VERECEK BİR ASANSÖRLER DENETİM TÜZÜĞÜ HEDEFLİYORUZ"

GARDİYANOĞLU: "KALICI, SÜRDÜRÜLEBİLİR VE GÜNÜN KOŞULLARINA CEVAP VERECEK BİR ASANSÖRLER DENETİM TÜZÜĞÜ HEDEFLİYORUZ"

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Kıbrıs Türk Makine Mühendisleri Odası (KTMMO) Başkanı Ayer Yarkıner ve beraberindeki heyetle bir araya geldi. Görüşmede, Asansörler Denetim Tüzüğü ve ilgili mevzuatın güncellenmesine yönelik iş birliği konuları ele alındı.

Devamını oku
293031123
4567
DIŞARIDA ÇALIŞMA YASAĞI 11–15 AĞUSTOS TARİHLERİ ARASINDA DEVAM EDECEK

DIŞARIDA ÇALIŞMA YASAĞI 11–15 AĞUSTOS TARİHLERİ ARASINDA DEVAM EDECEK

AŞIRI SICAKLARA KARŞI ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI’NDAN ÖNLEM

DIŞARIDA ÇALIŞMA YASAĞI 11–15 AĞUSTOS TARİHLERİ ARASINDA DEVAM EDECEK

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, KKTC Meteoroloji Dairesi’nden gelen hava durumu raporunu dikkate alarak, iş sağlığı ile güvenliği ilkeleri çerçevesinde, 11 -15 Ağustos 2025 tarihleri arasında, hava sıcaklığının 40 derece ve üzerine çıktığı günlerde sürekli olarak açık havada güneş altında çalışan işçilerin sağlığının korunabilmesi amacıyla, 22/1992 Sayılı İş Yasası’nın 36. Maddesinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na verdiği yetkiye dayanarak 12.00-16.00 saatleri arasında dışarda, açıkta ve güneş altında çalışılmasını yasaklamıştır.

Devamını oku
8
Bakan Gardiyanoğlu, 8 Ağustos Erenköy Direnişi’nin 61.yıldönümü nedeniyle mesaj yayımladı.

Bakan Gardiyanoğlu, 8 Ağustos Erenköy Direnişi’nin 61.yıldönümü nedeniyle mesaj yayımladı.

" 8 Ağustos, bir halkın var olma iradesini dünyaya haykırdığı; gözünü kırpmadan ölümün üzerine yürüyen gençlerin ve toprağını namusu bilen mücahitlerin destan yazdığı gündür.

Erenköy Direnişi; üniversite sıralarından cepheye uzanan bir yolculukta, bedenlerini siper eden kahraman gençlerin Kıbrıs Türk halkının geleceğine canlarıyla sahip çıktığı onurlu bir direniştir.

Devamını oku
910
11121314
GARDİYANOĞLU “ HEP BİRLİKTE ÖNEMLİ  MESAFELER KATETTİK”

GARDİYANOĞLU “ HEP BİRLİKTE ÖNEMLİ  MESAFELER KATETTİK”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, göreve gelişinin ikinci yıl dönümünü, bakanlığına bağlı daire müdürleri ve  bakanlık personeliyle birlikte kutladı.

Devamını oku
151617
1819202122
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI OĞUZHAN HASİPOĞLU GÖREVİ DEVRALDI

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI OĞUZHAN HASİPOĞLU GÖREVİ DEVRALDI

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevine atanan Oğuzhan Hasipoğlu görevi  Sadık Gardiyanoğlu’ndan devraldı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda bugün devir teslim töreni yapıldı.

Devamını oku
2324
25262728293031
1234567

Arşiv